6 Kasım 2015 Cuma

Yazmayalı Çok Olmuş - Seneler Almış Başını Gitmiş


2011 Ocak en son yazdığım tarih 4 sene ne çabuk geçmiş.2010 yılında isteklerimin ne kadarının gerçekleştiğinden bahsetmişim.

2015 den neler bekliyorum acaba :)
 
Bu 4 senede aslına bakarsanız çok şeyler oldu .Çağan Ege okula başladı çok şükür bu süreci atlattık; ama hangi okul, okula alışması derken zorlu geçti.Özellikle eğitim sisteminin çöktüğü şu zamanda, devlet mi özel mi ne yapsak ne etsek diye çok kafa yorduk.Umarım doğru karardır .
Daha sonraki sorunumuz ise sevdiği bir aktiviteyi hayatına sokabilmek oldu ama hiçbirşey yapmak istememek gibi bir sorunumuz var ne basket ne futbol , gitar ,piyano, yüzme hiçbirşey yapmak istemiyor. televizyonun karşısına geçsin çizgi film izlesin yada ıpad de oyun oynasın yeter.Yinede konuşarak basketbola yazdırabildik ama hafta sonu geldiğinde bazı zamanlar " bacaklarım çok ağrıyor bugün baskete gitmesem" dediği olmuyor değil.

Aslında oda haklı bizim gibi sokakta istediği kadar oynayamadı ki? yaşıtlarında olan bir mahalle arkadaşı olmadı; hala yakınlarımızda olan bir arkadaşımız yok.... var da hepsi kız böyle olunca sıkılıyoruz ister istemez.

Okulla birazda olsa  sosyelleşti .Okulun ilk senesinde (geçen sene) özellikle doğum günü partileri ile anneler de kaynaşmış oldular.Doğum günümüzde okullar kapalı olacağı için öne çektik doğum günümüzü ve tüm arkadaşlarının ki yapıldığı için kendisine de bir parti yapılmasını çok istedi. E tabi kıramadık çok eğlendi mutlu oldu...Fotograflara baktığımda arkadaşları ile çektirdiği pozlar büyüdüğünün bir kanıtı...









14 Ocak 2011 Cuma

2011'in Getirdikleri

Geçen sene 2010 da neler yapmak istediğimi yazmıstım.Şimdi karşılaştırma zamanı geldi.Bakalım ne istemişim ne yapmışım.
* Doğa amaçlı gezmek hayatımızda daha fazla yer alsın istemişim.
snç: Doğa amaçlı olmasa da bol bol gezdik.Bunların bazılarında Ege yer alamadı ama :(
* Daha fazla kitap okumak istiyorum demişim.
snç: 2010 yılının sonlarında bu okuma işini askıya almışım.3 adet kitap okumuşum.
Mehrem-Ölüm bir varmış bir yokmuş-Kürk Mantolu Madonna
* Arkadaşlarımla beraber daha çok güzel hoş sohpetler yapmak istemişim.
snç: Maalesef gerçekleştiremedim.
* Kilo vermek istiyorum demişim.
snç:Verdim ama aynı olmasada geriye aldım.Yani yarısı gerçekleşti diyelim :)
* Hobi olarak bir şeyler yapabilmek demişim.
snç:Aklımda olmayan bir hobi edindim.Fotograf makinası aldım Canon 500d ve fotoğraf kursuna gittim yarı amatör sayılırım.Gerçi süper fotoğraflar henüz çekemedim :( şimdi ise hedefim iyi bir objektif alabilmek.
* Çağan Ege'ye kardeş istemişim ???
snç:Cesaretim sanırım 1 ay sürmüştür.Sonrası yok...
* Yeni insanlarla tanışmak, yeni dostluklar kurmak istemişim.
snç:Bak buda gerçekleşmiş çok ama çok tatlı bir arkadaş edindim.Mihrican senin dostluğunu çok seviyorum.
*Daha az stres yapmak istemişim.
snç:Bu pek mümkün olmadı halen aynı devam.Sanırım yaşadığım sürece böyle gidecek.
Ama yazmadığım güzel olan bazı şeylerde oldu tabi onlar gizli ....
Gelelim 2011 yılından isteklerime ....
*Eşimle beraber dans kursuna yazılmak istiyorum.
*Ege'nin bir müzik aleti çalmasını istiyorum.Bir kaç yer araştırdım bakalım ...
*Daha fazla fotoğraf çekmek istiyorum.Bunun için tabi daha fazla gezmem gerekiyor.
*Yukarıda da belirttiğim gibi Canon iyi bir lens almak istiyorum.
şimdilik aklıma ilk gelen bunlar oldu.Belki daha sonra ekler yaparım.
Hepimize sağlıklı, mutlu , başarılı, paralı bir yıl diliyorum.Üzüntü ve keder olmasın diyorum.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Neredeydik....



Aslında hiçbir yerde değildik.Ama hayatımızda çok şey değişti.Çok şükür ölüm yok .Gerisi de çok önemli değil aslında.

Güzel şeyler de oldu.Mesela Fotoğraf makinası aldım ve Temel eğitim kursuna katıldım 5 hafta çok güzel geçti yeni dostluklar edindim.Şimdi deneme aşamasındayım makinemi tanımak için bol bol fotoğraf çekiyorum bloglardan araştırıyorum soru soruyorum.Yakın bir zamanda objektif alarak daha da iyi çekimler yapacağım inşallah.
Gelelim Ege Paşa'ya. 1 yıl o kadar fark etti ki onun hayatında da bizim hayatımızda da.Yarım gün kreşe başlattık.İlk kreş denememizde ceza verildiğinden kötü bir deneyim yaşadı.Bende yoğunluktan pek ilgilenememiştim.Oradan aldık yeniden başka yere alıştırana kadar bende 1 hafta onunla gittim ve mutfakta bekledim.Nihayet alıştı şimdi isteyerek gidiyor.Bunu yazmalıyım dediğim o kadar çok şey oldu ki ama maalesef kayda alamadım umarım bundan sonrasında.


Bu sıralar havalarında soğuması ile beraber tiyatrolara gitmeye başladık ve çok sevdik.İlk deneyimimiz "Oyuncaklar" adlı tiyatro oyunuydu ve şiddetle tavisiye ederiz.Gerçekten çok güzeldi.Afişlerini uzun süre evde beklettik.
Son olarak ilk defa kukla gösterisine gittik.içeriye ilk girdiğimizde sahneye kurulan küçük sahne hemen dikkatini çekti.
"anne sahne niye bu kadar küçük ki" dedi.

Bende anlattım ama halinden belliydi çok merak ediyordu.
Benimde sevindiğim birşey varsa oda bizim gibi ebeveynlerin çocuklarını tiyatroya getirmesi ama üzüldüğüm bir şey var oda keşke biletler daha uygun olsa.


Gidilebilecek Çocuk Oyunları
Tiyatro Alkış-Oyuncaklar


Ali Baba'nın Çiftliği

Arı Maya ile Cızbız la Bızbız
İki İnatçı Keçi - Kukla gösterisi












29 Ocak 2010 Cuma

Nihayet Kar Yağdı....




Hep kitaplarda kar'ı tanımlamıştık Ege ye.Kardan adamı da..Nihayet az da olsa kar yağdı.Az diyorum çünkü çocukluğumdan hatırlıyorum yağdı mı tam yağardı dizlerimize kadar ..


Niyetimiz kar yağmasa da Kar Tepe ya da Uludağ'a gideriz düşüncesiyle Ege'ye indirimdeyken kar botu bile almıştık.Kullanamayacağız, çocuğun ayağı büyüyecek gidemedik derken bu kar iyi oldu.Hemen giydik kar botlarımızı atkımızı sardık sarmaladık attık kendimizi dışarı.


Ege Kar'a hafifçe korkarak bastırdı elini , ezilince ve herhalde sogukluk hissedince korktu ve bir daha da ellemedi.Ama kar yağarken yürümeye bayıldı.Sürekli gök yüzüne bakıp yüzüne konan kar tanelerine kahkahalar attı.


12 Ocak 2010 Salı

Yeni Yılın Getirdikleri



Evet yine yazmayalı bayağı olmuş.2009 'u evimizde kendi halimizde uğurladık.Kurduğumuz çam ağacının altındaki hediyeleri açmak Çağan Ege için bir ilkti.Bizim içinde onu izlemek ilkti ve tepkisi ile bizi şoke etti."aaa inanmıyorummmm nobel baba bana kipap getirmiş diyerek"


Bu arada yeni trendimiz " çöp arabası"

2009 için istek ve arzularımı dile getimediğimden neyin olup olmadığı hususunda yorum yapamıyorum.O yüzden bu sene isteklerimi yazmaya karar verdim.



Herşeyden önce,

  • Doğa amaçlı gezmek daha çok hayatımızda yer alsın istiyorum.(Tabi Çağan Ege ile birlikte)_ Uludağ,Kartepe,Ilgaz gidilecek yerlerden bazıları.

  • Daha fazla kitap okumak istiyorum.(Aslında iyi bir başlangıç yaptım sayılır şuana kadar 2 kitap bitti.Uçurtma Avcısı ve AŞK sırada Ejderha Dövmeli Kız var...
  • Arkadaşlarımla beraber güzel hoş sohpetler yapabilmeyi istiyorum.( Bu biraz çocuklarla zor görünse de )

  • Kilo vermek istiyorum.(52-53 kilo ) bu irade ile çok zor olsa da...

  • Hobi olarak bir şeyler yapabilmek istiyorum.-Örgü,Ritim dersi,Spor

  • Çağan Ege'ye kardeş istiyorum ama herşeye yeniden başlamak korkutuyor beni.

  • Yeni insanlarla tanışmak, yeni dostluklar kurmak istiyorum.

  • Daha az stres yapmak, biraz relax olmak istiyorum.( bu ikinci cocuğu yaparsam zor gibi)


Umarım 2010 bana uğurlu gelir, tabii herşeyden önemlisi herşey için ailem sevdiklerim dahil olmak üzere sağlık.... gerisi boş...







24 Aralık 2009 Perşembe

Günün Hikayesi

Arkadaşımdan gelen bir hikaye.
Bilmiyorum beni neden bu kadar etkiledi.....
Buyrun bakalım size okuyun.

ODTÜ İşletme'nin deli ama çok bilge, hem en sevilen hem en nefret edilen profesörü Muhan Hocanın Strateji Yönetimi dersinin ilk saati öğretim üyelerinin bile katılımıyla geçer ki her senesi ayrı ilginçtir. Derslerinden birinden bir anekdot: Muhan Soysal tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar bakar ama tarzı zaten kübik olan sürrealist resimde sanatla fazla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az şey vardır. Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen bişey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka bişeyler daha.


5-10 dakka hiçbişey söylemeden sınıfı izleyen hoca, birazdan Picasso'nun resmini alıp Meninas'in bir resmini koyar. Bu resimde sandalyenin üzerinde oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının etrafındaki dadıları onun saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Ve babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir.





Ancak ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki öğelerin ne olduğunu ve bu resmin Meninas'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder tüm sınıf. Ve Muhan Soysal hiç unutamayacağımız dersini verir:


"Hayatta hiçbirşey Meninas'in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı gerçekleri size Picasso'nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Meninas'in resmini görebilenleriniz başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri hiç göremeyecek."



VE SON SÖZ......

Bir saatliğine mutlu olacaksanız, şekerleme yapın
Bir günlüğüne mutlu olacaksanız, balık avlamaya gidin
Bir aylığına mutlu olacaksanız, evlenin
Bir yıllığına mutlu olacaksanız, bir servete konun
Tüm yaşam boyunca mutlu olacaksanız, işinizi sevin...

ÇİN ATASÖZÜ

2 Aralık 2009 Çarşamba

 
Template by suckmylolly.com